AŞK
Katı hali: Serttir ve
siz ona çarpmışsınızdır bir kere. Kafanızda uçuşan kuşlarla, neye
uğradığınızı ve sizi nelerin beklediğini bilmezsiniz. Mantığı bir
kenara bırakıp hayal kurmak, deli gibi istemektir. Yaşanması güç olan
halidir. Bir de platonikse, bile bile lades demişsiniz zaten. İlk ise,
belirtileri; tatlı bir kalp ağrısı, hafif uçma pozisyonu, nedensiz
gülmeler… Moleküller arası bağı sıkı olan aşktır.
Sıvı hali: Aşkın sancılı halidir. Katı hali bitmiştir ve aşk vıcık vıcıktır. Eridiğiniz haldir. Zaman zaman kaynar, kabarır, taşar içinizde. Gözyaşıdır. Kavuşmaktır. Nefes aldıkça acı ve mutluluktur. Yüreğinize akmış, kalbinizin şeklini almıştır. Zira akışkandır, tutamazsınız, bir süre sonra çeker gider… Yavaş yavaş, damla damla ”Islaktır aşk, kurumaya mahkumdur!”
Gaz hali:
Buharlaşma halidir. Uçup gittiğini sanırsın ama şekil değitirmiştir
sadece. Görünmez olmuştur ama hissedersin, daha önce görmüş
dokunmuşsundur çünkü. Oksijen olur, içini temizler, karbondioksit olur
kirletir. Bazen de zehir olur, sarıp sarmalar öldürür seni. Balonsa
elinde patlar
Aşk bu, katıdan sıvıya gaza, gazdan sıvıya katıya bir kısır döngüdür, süblimleşir durur.
alıntı
